CANLILARLA BİRLİKTE YAŞAM

CANLILARLA BİRLİKTE YAŞAM

İki veya daha fazla canlının birlikte yaşama şeklidir. Yararlı birlikleri ve zararlı birlikleri oluşturur. Birlikte yaşama üç grupta incelenir.

  1. KOMMENSALİZM
  2. MUTUALİZM
  3. PARAZİTİLİZM

KOMMENSALİZM (TEK TARAFLI ORTAKLIK)

  • Kommensalizm kısaca “zarar vermeden fayda” olarak tanımlanabilir. Kommensalizm dışında mutualizm de bir birlikte yaşam ilişkisidir. Ancak orada iki taraf için fayda söz konusudur. Kommensalizmde ise bir taraf fayda görürken diğer taraf bundan olumlu ya da olumsuz etkilenmez.
  • Kommensal ilişki kuran iki canlıdan misafir olan ev sahibi olandan yemek, barınma, korunma ve üreme gibi konulardan fayda sağlarken ev sahibi olan bundan olumlu ya da olumsuz etkilenmez. Kommensalizm türleri arasında kısa süreli misafirlik benzeri formların yanında uzun süreli simbiyoz ilişkiler de vardır.
  • Komensalizm için köpekbalığı en çok verilen örnektir. Köpekbalığına tutunan küçük balıklar köpekbalığının yiyeceklerinin artıklarından faydalanır. Köpekbalığının bu ilişkiden bir karı veya zararı yoktur.

MUTUALİZM (İKİ TARAFLI ORTAKLIK)

  • Mutualizm birlikte yaşam ilişkilerinin bir tanesidir. Simbiyotik yaşam da denen birlikte yaşam, birden fazla canlının belirli bir ilişki içerisinde yaşamını sürdürmesi demektir. Mutualizm, kommensalizm ve parazitlik birlikte yaşamın üç ayrı formudur. Mutualizm bu ikili yaşam formlarından iki tarafın da fayda gördüğü ilişkidir. Yani birlikte yaşam iki canlının da faydasına ise bu ilişki mutualist bir ilişkidir demektir.
  • Karınca ve bitler arasındaki ilişki de mutualist bir ilişkidir. Karıncalar bitleri diğer böceklere karşı korurken bitlerin ürettiği salgılardan yararlanır.

PARAZİTİZM (ASALAKLIK)

  • Parazitizm, birlikte yaşayan iki canlıdan birinin zarar görürken diğerinin yarar görmesidir. Yarar sağlayan canlıya asalak denir. Zarara uğrayan canlıya ise konak denir. Parazit olarak yaşayan canlılar bulundukları canlıları sömüren canlılardır. Bu canlılar bulundukları canlılara doğrudan zarar vermektedir. Konak canlılar parazitler nedeniyle canlılık faaliyetlerinin zarara uğramasıyla hayatlarını kaybedebilir.

BİYOLOJİK BİRİKİM

  • Organizmalar beslenme faliyetleri sırasında ortamdaki zararlı maddeleri de alırlar. Bu  zehirli maddelerin bazıları vücutta etkisiz hale getirilebilir veya boşaltım yoluyla dışarı atılabilir. Ancak bazı zararlı bileşikler vücuttan atılamaz ve yağ doku gibi belirli dokularda birikir. Yapılan bazı araştırmalar dokularda biriken bu  maddelerin organizmanın işleyişi üzerinde olumsuz etkilere sahip olduğunu göstermektedir.

    Eğer biyolojik olmayan zararlı kimyasal madde vücuttan atılamayıp vücut içinde tutuluyorsa besin zincirinde üreticilerden son tüketicilere doğru gidildikçe daha fazla birikime eğilim gösterecektir. Bu duruma biyolojik birikim denir.

  • Besin zincirinde madde aktarımı sırasında enerji kaybı olduğunu, bir trofik düzeydeki toplam biyomasın ancak % 10’unun  bir üst düzeyde depolandığını daha önce belirtmiştik.
    Bu durumdan dolayı bir üst trofik düzeyi oluşturan canlılar belirli bir biyokütleyi oluşturabilmek için çok miktarda besin tüketirler.

    Bir besin zincirinde üreticilerden son tüketicilere doğru gidildikçe;

  • Aktarılan enerji miktarı azalır.
  • Depo edilen besin ve enerji miktarı azalır.
  • Toplam biyokütle azalır.
  • Birey başına kullanılan enerji miktarı genellikle artar.
  • Her basamakta ısı şeklinde enerji kaybı olur.

BİYOLOJİK BİRİKİM 3 NEDENE AYRILIR

  • Bu tür maddelerin doğada kimyasal ya da biyolojik yollarla ayrıştırılamaması ya da çok yavaş parçalanması,
  • Bu maddelerin suda çözünmeyip yağda çözünür olmalarından dolayı organizmaların yağ dokularında birikebilmeleri,
  • Besin zincirinde enerji aktarımının verimsiz olması.

ƁΛΓΛN OZƁΣY

www.BARANOZBEY.com

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir